GENEL

Son dakika sokağa çıkma yasağı geldi

Son Dakika: Hafta sonları saat 10.00 – 20.00 saatleri dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak

Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan, artan vakaların ardından yeni tedbirlerin ele alındığı Kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde saat 10-20 saatleri dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak. Okullar dönem sonuna uzaktan eğitime devam edecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, “Tedarik ve üretim zincirleri aksamayacak şekilde saat 10-20 saatleri dışında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanacak. Okullar dönem sonuna uzaktan eğitime devam edecek. Tüm spor müsabakaları seyircisiz oynanmaya devam edilecek. Halı sahaların faaliyetlerine ara verilecek” dedi.

Corona kapsaminda bugun alınan kararlar ile birlikte uygulanacak tedbirlerden not aldiklarımız

-Hafta sonlari 10 20 saatleri disinda sokaga cikmak yasaklandi.

  • Berberler sabah 10 aksam 20 arasi acik avm de oyle)
  • Restaurant cafe sadece paket servisi olacak
  • Sinema salonlari yil sonuna kadar kapatildi.
  • Okullar tekrar kapandi (uzaktan devam)
  • Kiraathaneler kapandi
  • Spor musakalari seyircisiz devam
  • Hali saha faaliyetleri durdurulacak
  • Meydan ve Ana caddelerde sigara yasagi devam edecek (ufleme nedeniyle virus yayildigi icin) yasak daha da genisleyebilirmis.
  • Kamu ve ozel sektorde esnek saat uygulama kurallari icin genelgeye bakilacak.
    Tablo buna ragmen olumluya donmezse devam edecek gibi duruyor. Umarim daha fazla onlem almaya gerek kalmadan tablo her gecen gun iyiye gider ve yeni onlemler, daha fazla can kayiplari yasamayiz :(

Erdoğan’ın açıklamaları şu şekilde:

“Aziz milletim, değerli basın mensupları, sizlere el kalbi duygularımla muhabbetle selamlıyorum. Pazar günü Kıbrıs Türkünün, hukuk, eşitlik ve varoluş mücadelesinin en kıymetli eseri olan KKTC’nin ilanının 37. yıldönümü vesilesiyle adaya bir ziyaret gerçekleştirdik.

“KIBRIS TÜRKÜ’NÜN BAYRAM SEVİNCİNE İŞTİRAK ETTİK”

Ziyaretimizde MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, bakanlarımız, eski meclis başkanlarımız, milletvekillerimiz ve muharip gazilerimiz de eşlik etti. Adada ilk olarak 15 Kasım Cumhuriyet bayramlarına iştirak ederek Kıbrıs Türkü’nün bayram sevincine iştirak ettik.

KAPALI MARAŞ’IN AÇILIŞI

Ardından kapalı Maraş’a geçtik. Kıbrıs Türkü’nün iyi niyet jesti Rum kesiminde hiçbir zaman karşılık bulmadı. Kapalı Maraş’ın sahil şeridi halka açıldı. Bu cesur girişimi biz de destekliyoruz. 15 gün gibi kısa bir sürede asfaltladık. Çevre düzenlemesi gibi hizmetleri hayata geçirdik.

Maraş’ta gerçekleştirdiğimiz program bölgenin hızla sağlanmasını sağlayacak adımlar konusundaki kararlılığımızın da ifadesidir. Kıbrıs meselesinden bihaber, kapalı Maraş’ın açılmasının stratejik önemini kavrayamamış olanların bu programa piknik gözüyle bakması pek tabiidir. Hamdolsun milletimiz meselenin ne olduğunu da, orada yaptığımız işin manasını da gayet iyi biliyor.

KKTC’YE HASTANE İNŞASI

Kısa sürede inşasını tamamladığımız 100 yataklı Lefkoşa acil durum hastanesinin açılışını yaptık. Hastanemizle birlikte 5 ambulansı hizmete soktuk. Ayrıca Kıbrıs’a 500 yataklı bir hastanenin inşası için hazırlıklara başladık.

Sayın Tatar Cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından Ankara’yı ziyaret etmişti, böylece iade-i ziyaretimizi de gerçekleştirmiş olduk. Sayın Tatar ile ülkelerimizin ilişkilerin daha güçlendirilmesi için atılacak adımları değerlendirdik. Türkiye ile KKTC’yi birbirinden ayırmak isteyenlere en güzel cevabı verdiğimize inanıyorum. Rum-Yunan ikilisiyle artık yeniden müzakeresi anlamsız hale gelen hususları bir kenar

a bırakarak yeni bir gelecek inşası için hep beraber kolları sıvıyoruz.

Ziyaretimizde gösterdikleri samimi teveccüh için Kıbrıslı kardeşlerimize şükranlarımı bir kez daha tekrarlıyorum. Böyle milli meselede Türkiye’nin yanında yer alan partilerimiz, kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum.

İZMİR DEPREMİ

İzmir depremi ülkemize hem doğal afetler gerçeğini bir kez daha hatırlatmış hem de afet önce ve sonrası hazırlıklarımızı gözden geçirmemize vesile olmuştur. Depremde iyi bir sınav verdiğimize inanıyorum. Türkiye afet müdahale planı depremin gerçekleşmesinden itibaren işlemeye başlamıştır. AFAD ekipleri hemen harekete geçmiş, çevre illerdeki ekipler yola çıkmıştır.

AFAD, itfaiye birimleri, arama kurtarma ekipleri, ulusal medikal kurtarma ekipleri, sahada çalışmaya başlamıştır. İlk dakikalardan itibaren emniyet, jandarma ve TSK birimleri hem personelleriyle hem helikopter ve insansız hava araçlarıyla afet bölgesinde yerlerini almışlardır.

Depremin 6. saatinde diğer bölgelerden kara ve hava yoluyla 2 binin üzerinde arama kurtarma personeli, 15 arama kurtarma köpeği yola çıkmıştır. Depremin 10. saatinde 7 temel ihtiyacın karşılanması için binlerce personel sahada bilfiil çalışmalarda görev almış durumdaydı. Depremin 12. saatinde 100 psikososyal destek için görüşmelere başlamıştır.

ÇADIR KENTLER

Depremin 48 saatinde binin üzerinde çadırın kurulumu tamamlanmış, depremzedelerin kullanımına sunulmuştur. 72 saatinde arama kurtarma kapsamında 8 binin üzerinde personel, 1200 araç sahada faaliyet halindeydi. Kızılayımız tüm imkan, personeli, gönüllüleri ile ilk andan itibaren İzmirlilerin yanındaydı.

Tüm planların ve hazırlıkların adeta tıkır tıkır işlediği bir organizasyonla devlet İzmir’e ve İzmirlilere sahip çıkmıştır. Çeşitli belediyelerden de çok sayıda itfaiye ve arama kurtarma ekibi çalışmalara katıldılar. Elbette bu çalışmaların öncesi var. AFAD ülkemizin 11 bölgesinde arama kurtarma çalışmalarına katkıda bulunacak sivil toplum kuruluşlarıyla toplantılar yaparak afet sonrası müdahalelerin hızlı ve etkin olması için ciddi bir hazırlık yürütmüştür.

“ARTIK ÜLKEMİZDE AFETİN ARDINDAN ‘NEREDE BU DEVLET’ SESLERİ YÜKSELMİYOR”

Artık ülkemizdeki hiçbir afetin ardından ‘nerede bu devlet’ sesleri yükselmiyor. Devlet ilk andan itibaren hep milletimizin yanında yer alıyor, her türlü faaliyeti sürdürüyor. Bu vesile ile İçişleri Bakanı, Çevre ve Şehircilik Bakanı ve ekibine, Kızılayımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Özellikle silahlı kuvvetlerimize teşekkür ediyorum.

KONUT PROJELERİ

Çadırlar, kışın kalmaya uygun olmadığı için konteynır şehirler kuruyoruz. Kalıcı konutlarla ilgili proje hazırlıkları tamamlandı, bu ay bitmeden inşa sürecine geçilecektir. Belirlenen rezerv alanlarda 3 binin üzerinde konut inşa ederek hak sahiplerine dağıtacağız.

Bu konuda vatandaşlarımızdan destek bekliyoruz. Dönüşüm çalışmalarında bugüne kadar yaşanan sıkıntıları göz önüne alarak gerekirse yeni düzenlemelere gidebiliriz. Rant yerine depreme dayanıklılığı önceleyen bir anlayışla hareket ettiğimizde hedeflerimize daha kısa sürede ulaşacağımız açıktır.

Siyasi ve ekonomik değişim dalgası sınırları aşan sonuçlar doğurarak etki ve gücünü artırmaktadır. Son 18 yılda Türkiye’yi tarihin en büyük demokrasi ve kalkınma reformlarıyla tanıştırmış bir yönetim olarak ülkemizi yeni döneme hazırlıyoruz.

“REFORM GÜNDEMİNDEN HİÇ KOPMADIK”

Zihniyet olarak tek parti devri faşizminden bir adım öteye geçememiş olanlar bizim değişim ve reform başarılarımızın ürünlerimizin sonuçlarını tabu haline getirmeye çalışıyor. Değişim dinamik bir süreçtir. Ortaya çıkan şartlara ve ihtiyaçlara göre sürekli yeni adımlar gerektirir. Biz reform gündeminden hiç kopmadık.

Dünyadaki gelişmelere uygun şekilde sürekli hedef büyüterek yeni reformlarla yolumuza devam ediyoruz. Adalet, kalkınma, hukuk, ekonomi, özgürlük, güvenliği birbirini tamamlayan iki olgu kabul eden bir anlayışla milletimizin huzurunda olduk. Adalet, özgürlük, eşitlik ve insan haklarına dayanan normlar sisteminin inşasından yana olduk. Önümüzdeki dönemde bu doğrultuda çalışmaya devam edeceğiz.

Bizim anladığımız ve inandığımız adalet kavramı yargıyla ilgili olmanın ötesinde bir manaya ve işleve sahiptir. Medeniyetimizde ve kültürümüzde adalet kavramı özellikle üzerinde durulmasının sebebi sahip olduğu derin ve güçlü anlamdır. Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, iş ve çalışma hayatında ayrımcılığın önlenmesi adaletin gereğidir.

YARGI REFORMU

Son 18 yılda adaletin tam anlamıyla tesisi ve yaşatılması hedefi doğrultusunda çok büyük değişimleri hayata geçirdik. Değişim gerçeğine sırtımızı döner, üzerimize düşenleri yapmazsak millete karşı görevimizi yerine getirmemiş oluruz. Geçtiğimiz mayısta paylaştığımız yargı reformu strateji belgesini bu amaçla hazırlamıştık.

“YARGININ DAHA İYİ İŞLEMESİ İÇİN NE GEREKİYORSA YAPACAĞIZ”

Meclisimiz bugüne kadar strateji belgemiz kapsamında üç yargı paketini kanunlaştırıldı. Ceza adaleti, hak ve özgürlükler alanında çok önemli yeniliklerin hayata geçmesi sağlandı. Darbecilerden millet adına hesap soran yargının daha iyi işlemesi için ne gerekiyorsa yapacağız.

Demokrasinin işlerliğini arttırarak hukukun üstünlüğünü güçlendirerek, ekonomi alanında yeni fırsatlar için adım atmaya kararlıyız. Geçtiğimiz hafta kabinemizdeki Hazine ve Maliye Bakanlığımızda bir görev değişikliğine gittik. Affını isteyen Berat Albayrak’ın bu talebini kabul ederek Lütfi Elvan arkadaşımızı görevlendirdik. Bu görev değişiklikleri küresel düzeyde siyasi ve ekonomik değişime uygun şekilde ülkemizde hukuk ve ekonomi alanında köklü değişiklik yaptığımız zamana denk düşmüştür.

Kurduğumuz güçlü üretim, ihracat ve istihdam altyapısı en önemli güven kaynağımızdır. Bugüne kadar yeni reformların hazırlıkları içindeyiz. İnsan hakları eylem planı bu hazırlıkların en önemlilerinden biridir. Adalet Bakanlığımız yeni dönemin yol haritası olacak insan hakları eylem planının ana başlıklarını oluşturdu. İnsan hakları eylem plan taslağına son hali verilecek.

Piyasa aksaklıkların giderilmesi, mülkiyet hakkı, sözleşme serbestisi gibi konular ele alınacaktır. Ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre mevzuat değişikliği ve idari anlamda gereken adımlar atılacaktır. Haklarımızı ve özgürlüklerimizi kullanacağımız bir vatana sahip olmak. Ezan, bayrak, istiklalimizin sembolü tüm değerlerimizle yaşamak önceliklerimizin en başında yer alacak.

Terörle mücadeleden ekonomideki hedeflerimize kadar bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Özgürlük ve güvenlik kavramlarının birbirine karşı değil, birbirini tamamlayacak şekilde hayat bulmasını sağlamakta kararlıyız. 1 milyon 350 bin kişinin hayatına mal olan koronavirüs salgını tüm dünyada yayılmaya devam ediyor. Bu en büyük salgının önüne geçecek kesin bir çare henüz bulunamadı.

Aşı çalışmalarında ümit verici gelişmeler yaşanmakla birlikte tehdit artarak sürüyor. Sonbaharla birlikte yeniden tırmanışa geçen hasta ve ölüm sayıları, Avrupa’da ve dünyanın çok yerinde tedbirlerin sıkılaştırılmasının sonucunu doğurdu. Ülkemizde İstanbul başta olmak üzere kimi şehirlerde hasta ve ölü sayılarına dikkatli olmamız gerekiyor.”


Daha Fazla Göster

Fikret İMAMOĞLU

Kurucu Web Yazılım Uzmanı - Şirket Sahibi [email protected] [email protected]

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu